Şişecam, Mersin‘in Tarsus ilçesinde 315 milyon avroluk bütçeyle kurduğu düz cam tesisini ve TR9 üretim hattını tamamlayıp tam kapasiteyle faaliyete geçirdiğini açıkladı.
İstanbul merkezli cam üreticisi Şişecam, Mersin‘in Tarsus ilçesinde yürüttüğü sanayi projesini bitirdi. Toplam 315 milyon avro yatırım bütçesiyle hayata geçirilen tesiste, TR9 fırını ve üretim hattı yer alıyor.
Yıllık 432 bin ton brüt üretim yapabilecek olan bu yeni alan, şirketin bugüne kadar inşa ettiği en geniş düz cam merkezlerinden biri konumunda. Faaliyete geçen hat ile birlikte Şişecam‘ın toplam düz cam üretim kapasitesinin 5 milyon ton sınırını aşacağı belirtiliyor.
Hammadde Üniteleri de Çalışmaya Başladı
Yatırım kapsamında sadece ana üretim hattı değil, tesis içinde yer alan Kum Hazırlama Tesisi de devreye alındı. Cam yapımında kullanılan kum, doğrudan bu ünitede işlenerek fırınlara yönlendirilecek.
Ek olarak, Mersin OSB sınırları içindeki Kalker-Dolomit Hazırlama Tesisinin kapasite artırım çalışmaları da sonlandırıldı. Yapılan bu güncellemeyle TR9 hattının ihtiyaç duyduğu hammadde tedariki güvence altına alınmış oldu.
Stratejik Konum ve Küresel Rekabet
Sürece ilişkin açıklama yapan Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, tesisin kurulduğu Tarsus‘un coğrafi konumunun projeye lojistik açıdan ciddi bir fayda sağladığını ifade etti.
Yapılan harcamaların sürdürülebilirlik odaklı ve katma değerli üretim planlarıyla örtüştüğünü belirten Yücel, dünyanın en büyük düz cam tesislerinden birini sektöre kazandırdıklarını aktardı. Yeni hattın çalışmaya başlamasıyla şirketin üretim yeteneğinin artacağını ve uluslararası pazarlardaki rekabet avantajlarının yükseleceğini dile getirdi.
Kaplama Hattına Ham Madde Sağlayacak
Can Yücel, tesisin iç piyasaya ağırlıklı olarak renksiz düz cam ürünleri tedarik edeceğini, aynı zamanda Tarsus‘ta faaliyete geçecek olan kaplama hattını da ham cam açısından besleyeceğini bildirdi.
Söz konusu ürünlerin mimari cam grubundaki malzemelere alt yapı oluşturacağı vurgulandı. Şirket, kurulan bu entegre yapı sayesinde kapasite kullanım oranını ve işletme marjlarını artırmayı hedeflerken, tedarik süreçlerindeki iyileştirmelerin çalışma sermayesi verimliliğine de pozitif yansıyacağını öngörüyor.













